TürkçeModa ve tasarım ile ilgili süreç nasıl başladı?
Aslında küçüklüğüme gitmek istiyorum tekrar... Benim moda ile ilgilenmem o zamanlardan beri varmış. Annem beni süsleyip giydirip fotoğraflarımı çekermiş ve ben 6-7 yaşlarında iken sürekli ayakkabı resimleri çizip, tasarlarmışım. Annem de bu tasarımlarımı o ayakkabıcımızda yaptırırmış. ‘‘Gökkuşağı’’, ‘‘çiçek’’gibi isimler verdiğim ilk koleksiyonlarım o zamanlarda vardı diyebilirim. Verilen harçlıklarla moda dergileri alır, hep o şatafatlı farklı tasarımları takip ederdim.
Eda Taşpınar denildiğinde ilk akla gelen “ikoncan” ifadesi. Hatta bu bir marka gibi oldu artık. Herkes sizi bu isimle tanıyor. ikoncan ne demek nasıl ortaya çıktı ve ikoncan olarak anılmak nasıl bir duygu?
Eski bir arkadaşım olan Ender bir gün arkadaş ortamında bana; ‘‘herkes seni ikon olarak görüyor, ben herkesin adının sonuna “can’’ eklerim, seninkine de ekleyelim’’ dedi.
Bulunduğumuz mekanın çıkışında arkadan arkadaşım bana ‘‘ikoncan’’ diye seslenince gazeteciler bunu duydu ve öylede kaldı bu isim. Şu an da ise takma isim halinden çıkıp, sözlükte bir kelimeye dönüştü. Aslında ikoncan’ın beni çok yansıttığını düşünmüyorum. Onun için, insanları sınırlandırmak bence doğru birşey değil, çünkü hepimiz o sınırlardan çok daha fazlasıyız.
Bayanların olduğu hangi ortamda bulunsam, yazın sizin güneşlenmenizin konuşulmadığı bir ortam yok, haliyle bende size nasıl bronzlaşıyorsunuz ve bunu uzun süre nasıl korayabiliyorsunuz diye sormak istiyorum. Moda deniz klübünde geçti küçüklüğüm, annemin arkadaşları yan yana yatarlardı ve bütün gün güneşlenirlerdi. Annemde tabii bana güneş kremi sürerdi ve ben çaktırmadan hemen havlu ile silip, annemlerin bronzlaşma kremi olan o zamanların ünlü kremi negretayı hemen sürüyordum. Kısacası küçüklügümüzde
İLKBAHAR 2013
2012
SPRING 2013
TürkçeEda Taşpınar’ın kim olduğunu bilmeyen yok ama bize kendinizden kısaca bahsedermisiniz? 11 yaşında eğitimim için Miami’ye gönderildim.İki sene Boca Raton’da okuduktan sonra, Robert Koleji’ndeki eğitimime devam etmek üzere Türkiye’ye döndüm. Daha sonra Royal akedemiye başvurdum. Heykeltıraş bölümüne kabul edildim. Fakat dedem Atatürk’ün Heyketıraşı idi ve ondan çok şey öğrendim ve açıkcası 7 senemi bu şekilde geçirmek istemedim. Daha sonra London College of Fashion ve Central School of St.Martins’de moda eğitimi aldım. Bu süreçte ayakkabı tasarımı ve stylingin yanı sıra moda fotoğrafçılığı ve şapka tasarımı konularında da kendimi geliştirdim. O dönemde bir çok ünlü markada staj yapma fırsatım oldu. Armani ve Vivienne Westwood bunlardan bazıları. Çok yoğun ama bir o kadar da faydalı bir dönemdir benim için.
